Ekonomi uzmanı Ahmed Abu Qamar, işgalin Gazze’de koşulların normale dönmeye başladığına dünyayı ikna etmeye çalıştığını, buna rağmen aç bırakma politikasının ve temel ürünlerin girişinin engellenmesinin devam ettiğini vurguluyor.
Gazeteci Cihad Halles ise çarpıcı bir çelişkiye dikkat çekiyor: İşgal, altın kaplamalı iPhone 17 Pro Max telefonların girişine izin verirken, halkı en temel günlük ihtiyaçlarından mahrum bırakmaya devam ediyor.
Araştırmacı Salah Safi, bu lüks telefonların girişinin, Gazze’nin refah içinde yaşadığına dair yanıltıcı bir görüntü oluşturmayı amaçladığını belirtiyor.
Aktivist Muhammed Al-Atal ise işgalin altın kaplamalı bir telefonu Gazze’ye sokabildiğini, ancak insanların evlerindeki yıkılmış bir duvarı onarmak için ihtiyaç duyduğu bir kilogram çimentonun girişini engellediğini ifade ediyor.
Gazze’de, bazıları altınla kaplanan modern “iPhone 17” telefonların girişine izin verilmesinin ardından geniş çaplı bir öfke yaşanıyor. Aynı zamanda işgal, çadırların, karavanların, ilaçların ve temel malzemelerin girişini engellemeye devam ediyor. Böylece soykırım savaşının yol açtığı insani kriz, iki yıldır herhangi bir çözüm belirtisi olmadan sürüyor.
Gazze Şeridi sakinleri, lüks ürünlerin girişine yol açılırken yaşamın zorunlu ihtiyaçlarından mahrum bırakılmalarını, “sahnenin kasıtlı olarak kurgulanması” şeklinde değerlendiriyor. Bu durumun, tüm yaşam koşulları çökmüş olmasına rağmen Gazze’yi normal şartlarda yaşıyormuş gibi göstermeyi amaçladığını düşünüyorlar.
Lüks Ürünler Çelişkisi: Pahalı Telefonlar ve Temel Ürün Krizi
Gazze içinde tartışmalar, bir gencin altın kaplamalı ve elmaslarla süslenmiş “iPhone 17” model bir telefonu sergilediği videonun yayılmasının ardından daha da arttı. Bu görüntü, lüks ürünlerin kolayca girebildiğini, buna karşılık insanların hayatta kalmak için ihtiyaç duyduğu malzemelerin hâlâ engellendiğini gösteren çarpıcı bir çelişkiyi ortaya koydu.
Bu bağlamda, Gazze’deki Hükümet Medya Ofisi, işgalin çadırlar ve yardım malzemeleri de dâhil olmak üzere yaklaşık 350 temel ürün türünün girişini hâlâ engellediğini belirtiyor. Buna karşılık, besin değeri düşük olan veya kriz döneminde öncelik taşımayan bazı ürünlerin girişine izin veriliyor.
Anadolu Ajansı’na konuşan Gazze Şeridi’ndeki telefon tüccarlarına göre, Apple’ın en yeni modeli olan “iPhone 17”nin Gazze’deki fiyatı, halkın yaşadığı ağır ekonomik koşullara rağmen yaklaşık 2.300 ABD dolarına ulaşıyor.
İşgal Politikası ve Açlığın Yönetimi
Gazze’deki tüccarlar, halk hâlâ vazgeçilmez temel yaşam ihtiyaçlarından yoksunken bu telefonların pazarlarda dikkat çekici şekilde yayılmaya başladığını belirtiyor.
Ekonomi uzmanı Ahmed Abu Qamar, yaptığı açıklamada İsrail’in özellikle vazgeçilebilir ürünlerin girişine izin verdiğini, buna karşılık barınma malzemeleri, yumurta, tavuk ve tıbbi malzemelerin girişini engellemeye devam ettiğini ifade ediyor. Ayrıca İsrail’in çikolata girişine izin verirken, zorunlu ihtiyaçlar için geçişleri kapattığını vurguluyor.
Abu Qamar, işgalin pazarları yüksek fiyatlı modern telefonlarla doldurduğunu belirterek, bu adımın vatandaşların hesaplarında biriken paranın bir kısmını çekmeyi hedeflediğini söylüyor. Aynı zamanda Gazze’nin normal hayatına dönmeye başladığı yönünde yanıltıcı bir izlenim oluşturulmaya çalışıldığını ifade ediyor.
Ona göre bu politika, pazarın normal şekilde işlediği yönünde sahte bir görüntü üretmeyi amaçlayan ekonomik bir mühendislik kapsamında, sistematik bir açlığı yönetme biçimidir.
Abu Qamar sözlerine devam ederek, Gazze halkının büyük çoğunluğunun günlük yiyecek parasına bile sahip olmadığını, bu cihazları satın alma gücünün ise son derece sınırlı bir kesimde bulunduğunu söylüyor. Bu kesimin bir kısmının, soykırım sürecinde yardım ve kamyonların yağmalanmasına eşlik eden kaos ortamında para elde ettiğini belirtiyor.
Bu küçük kesimin, Gazze’deki gerçek ekonomik durumu yansıtmadığını vurguluyor. Çünkü halk, benzeri görülmemiş felaket boyutunda bir yaşam koşulu içinde bulunuyor.
Gazze Sağlık Bakanlığı Genel Müdürü Munir Al-Barsh ise bu durumun, sağlık sistemindeki derin çöküşe ve temel ekipman ile ilaç eksikliğine rağmen “kuşatmayı aldatıcı bir ticari vitrinle güzelleştirme girişimi” olduğunu değerlendiriyor.
Anadolu Ajansı’na yaptığı açıklamada, işgalin Gazze’yi ikincil ürünler, eğlence amaçlı malzemeler ve modern telefonlarla doldurduğunu; buna karşılık ilaçlar, damar içi serumlar, antibiyotikler, diyaliz cihazları ve cerrahi operasyon malzemeleri için geçişleri kapattığını söylüyor.
Al-Barsh, hastanelerin en temel ihtiyaçları bile karşılamaya yetmeyen imkânlarla çalıştığını belirtiyor. Ameliyathaneler gerekli cihazlardan yoksun, ilaçlar sınırlı miktarlarda dağıtılıyor, ayrıca ciddi yakıt sıkıntısı ve sağlık çalışmalarını engelleyen iletişim ağlarındaki kesintiler yaşanıyor.
Gazze’deki sağlık sisteminin dünyadaki hiçbir sağlık sistemine benzemeyen koşullar altında yaşadığını vurguluyor. Ona göre sistem, neredeyse yok denecek imkânlarla yürütülen günlük bir kurtarma alanına dönüşmüş durumda.
Kuşatma ve Tedaviye Muhtaç Çocuklar ile Hastalar Üzerindeki Etkisi
Al-Barsh, soykırım savaşı ve ateşkes sonrası yaşanan bozulmaya ilişkin rakamları aktarırken, temel ilaçlardaki eksiklik oranının %54’e ulaştığını, acil ilaçların %40’ının ise tamamen bulunamaz hâle geldiğini belirtiyor. Tıbbi malzemelerde sıfır stok oranının %71’e yükseldiğini ve bunun Gazze Şeridi tarihindeki en yüksek seviye olduğunu ifade ediyor.
Ayrıca bir yaşın altındaki çocukların %82’sinin kansızlık yaşadığını, 18.100 hastanın ise tedavi için seyahat etmeyi beklediğini belirtiyor. Bu hastaların hayatlarının tıpla ilgisi olmayan siyasi bir karara bağlı olduğunu vurguluyor.
10 Ekim’de ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girmesiyle birlikte iki yıl süren İsrail savaşı sona erdi. Bu savaş, on binlerce insanın şehit olmasına, çok sayıda sivilin yaralanmasına ve Gazze’deki sivil altyapının büyük bölümünü etkileyen geniş çaplı bir yıkıma yol açtı.
Gazeteci Cihad Halles ise çarpıcı bir çelişkiye dikkat çekiyor: İşgal, altın kaplamalı iPhone 17 Pro Max telefonların girişine izin verirken, halkı en temel günlük ihtiyaçlarından mahrum bırakmaya devam ediyor.
Araştırmacı Salah Safi, bu lüks telefonların girişinin, Gazze’nin refah içinde yaşadığına dair yanıltıcı bir görüntü oluşturmayı amaçladığını belirtiyor.
Aktivist Muhammed Al-Atal ise işgalin altın kaplamalı bir telefonu Gazze’ye sokabildiğini, ancak insanların evlerindeki yıkılmış bir duvarı onarmak için ihtiyaç duyduğu bir kilogram çimentonun girişini engellediğini ifade ediyor.
Gazze’de, bazıları altınla kaplanan modern “iPhone 17” telefonların girişine izin verilmesinin ardından geniş çaplı bir öfke yaşanıyor. Aynı zamanda işgal, çadırların, karavanların, ilaçların ve temel malzemelerin girişini engellemeye devam ediyor. Böylece soykırım savaşının yol açtığı insani kriz, iki yıldır herhangi bir çözüm belirtisi olmadan sürüyor.
Gazze Şeridi sakinleri, lüks ürünlerin girişine yol açılırken yaşamın zorunlu ihtiyaçlarından mahrum bırakılmalarını, “sahnenin kasıtlı olarak kurgulanması” şeklinde değerlendiriyor. Bu durumun, tüm yaşam koşulları çökmüş olmasına rağmen Gazze’yi normal şartlarda yaşıyormuş gibi göstermeyi amaçladığını düşünüyorlar.
Lüks Ürünler Çelişkisi: Pahalı Telefonlar ve Temel Ürün Krizi
Gazze içinde tartışmalar, bir gencin altın kaplamalı ve elmaslarla süslenmiş “iPhone 17” model bir telefonu sergilediği videonun yayılmasının ardından daha da arttı. Bu görüntü, lüks ürünlerin kolayca girebildiğini, buna karşılık insanların hayatta kalmak için ihtiyaç duyduğu malzemelerin hâlâ engellendiğini gösteren çarpıcı bir çelişkiyi ortaya koydu.
Bu bağlamda, Gazze’deki Hükümet Medya Ofisi, işgalin çadırlar ve yardım malzemeleri de dâhil olmak üzere yaklaşık 350 temel ürün türünün girişini hâlâ engellediğini belirtiyor. Buna karşılık, besin değeri düşük olan veya kriz döneminde öncelik taşımayan bazı ürünlerin girişine izin veriliyor.
Anadolu Ajansı’na konuşan Gazze Şeridi’ndeki telefon tüccarlarına göre, Apple’ın en yeni modeli olan “iPhone 17”nin Gazze’deki fiyatı, halkın yaşadığı ağır ekonomik koşullara rağmen yaklaşık 2.300 ABD dolarına ulaşıyor.
İşgal Politikası ve Açlığın Yönetimi
Gazze’deki tüccarlar, halk hâlâ vazgeçilmez temel yaşam ihtiyaçlarından yoksunken bu telefonların pazarlarda dikkat çekici şekilde yayılmaya başladığını belirtiyor.
Ekonomi uzmanı Ahmed Abu Qamar, yaptığı açıklamada İsrail’in özellikle vazgeçilebilir ürünlerin girişine izin verdiğini, buna karşılık barınma malzemeleri, yumurta, tavuk ve tıbbi malzemelerin girişini engellemeye devam ettiğini ifade ediyor. Ayrıca İsrail’in çikolata girişine izin verirken, zorunlu ihtiyaçlar için geçişleri kapattığını vurguluyor.
Abu Qamar, işgalin pazarları yüksek fiyatlı modern telefonlarla doldurduğunu belirterek, bu adımın vatandaşların hesaplarında biriken paranın bir kısmını çekmeyi hedeflediğini söylüyor. Aynı zamanda Gazze’nin normal hayatına dönmeye başladığı yönünde yanıltıcı bir izlenim oluşturulmaya çalışıldığını ifade ediyor.
Ona göre bu politika, pazarın normal şekilde işlediği yönünde sahte bir görüntü üretmeyi amaçlayan ekonomik bir mühendislik kapsamında, sistematik bir açlığı yönetme biçimidir.
Abu Qamar sözlerine devam ederek, Gazze halkının büyük çoğunluğunun günlük yiyecek parasına bile sahip olmadığını, bu cihazları satın alma gücünün ise son derece sınırlı bir kesimde bulunduğunu söylüyor. Bu kesimin bir kısmının, soykırım sürecinde yardım ve kamyonların yağmalanmasına eşlik eden kaos ortamında para elde ettiğini belirtiyor.
Bu küçük kesimin, Gazze’deki gerçek ekonomik durumu yansıtmadığını vurguluyor. Çünkü halk, benzeri görülmemiş felaket boyutunda bir yaşam koşulu içinde bulunuyor.
Gazze Sağlık Bakanlığı Genel Müdürü Munir Al-Barsh ise bu durumun, sağlık sistemindeki derin çöküşe ve temel ekipman ile ilaç eksikliğine rağmen “kuşatmayı aldatıcı bir ticari vitrinle güzelleştirme girişimi” olduğunu değerlendiriyor.
Anadolu Ajansı’na yaptığı açıklamada, işgalin Gazze’yi ikincil ürünler, eğlence amaçlı malzemeler ve modern telefonlarla doldurduğunu; buna karşılık ilaçlar, damar içi serumlar, antibiyotikler, diyaliz cihazları ve cerrahi operasyon malzemeleri için geçişleri kapattığını söylüyor.
Al-Barsh, hastanelerin en temel ihtiyaçları bile karşılamaya yetmeyen imkânlarla çalıştığını belirtiyor. Ameliyathaneler gerekli cihazlardan yoksun, ilaçlar sınırlı miktarlarda dağıtılıyor, ayrıca ciddi yakıt sıkıntısı ve sağlık çalışmalarını engelleyen iletişim ağlarındaki kesintiler yaşanıyor.
Gazze’deki sağlık sisteminin dünyadaki hiçbir sağlık sistemine benzemeyen koşullar altında yaşadığını vurguluyor. Ona göre sistem, neredeyse yok denecek imkânlarla yürütülen günlük bir kurtarma alanına dönüşmüş durumda.
Kuşatma ve Tedaviye Muhtaç Çocuklar ile Hastalar Üzerindeki Etkisi
Al-Barsh, soykırım savaşı ve ateşkes sonrası yaşanan bozulmaya ilişkin rakamları aktarırken, temel ilaçlardaki eksiklik oranının %54’e ulaştığını, acil ilaçların %40’ının ise tamamen bulunamaz hâle geldiğini belirtiyor. Tıbbi malzemelerde sıfır stok oranının %71’e yükseldiğini ve bunun Gazze Şeridi tarihindeki en yüksek seviye olduğunu ifade ediyor.
Ayrıca bir yaşın altındaki çocukların %82’sinin kansızlık yaşadığını, 18.100 hastanın ise tedavi için seyahat etmeyi beklediğini belirtiyor. Bu hastaların hayatlarının tıpla ilgisi olmayan siyasi bir karara bağlı olduğunu vurguluyor.
10 Ekim’de ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girmesiyle birlikte iki yıl süren İsrail savaşı sona erdi. Bu savaş, on binlerce insanın şehit olmasına, çok sayıda sivilin yaralanmasına ve Gazze’deki sivil altyapının büyük bölümünü etkileyen geniş çaplı bir yıkıma yol açtı.