Gazze Bitkileri Açlığa Karşı Mücadelede
Gazze’de gıda tedarik zincirlerinin çökmesi ve un, süt, sebze gibi temel gıda maddelerinin yokluğu nedeniyle halk, hayatta kalmak için alternatifler aramak zorunda kalmıştır.
Ekmek kıtlığı ve fiyatların aşırı derecede yükselmesiyle birlikte birçok aile; bahçelerde, boş arazilerde ve hatta yol kenarlarında yetişen yabani bitkileri toplamaya ve pişirmeye yönelmiştir. Bu bitkiler artık doğanın kenarında kalmış sıradan unsurlar değil, Gazze halkının kıtlık karşısındaki son sığınağı hâline gelmiştir.
Gazze’de Gıda Tükendi mi?
Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı’na göre, mevcut stoklar kamu mutfakları ve fırınları iki haftadan daha kısa bir süre açık tutmaya yetecek düzeydedir. İsrail ablukası nedeniyle gıda, yakıt ve ilaç girişinin durmasıyla Gazze, gıda kaynaklarının neredeyse tamamen tükenmesi sonucu ağır bir gıda kriziyle karşı karşıyadır.
Durum, özellikle Kuzey Gazze’de daha da tehlikelidir. Buraya 50 günden fazla süredir hiçbir gıda sevkiyatı ulaşmamıştır. Temel gıda maddelerinin fiyatları da benzeri görülmemiş şekilde yükselmiş; bir çuval unun fiyatı 500 dolara kadar çıkmıştır. Bu da Gazze halkı için gıdaya ulaşmayı neredeyse imkânsız hâle getirmiştir.
Cibaliye Kampı gibi birçok bölgede sürekli bombardıman nedeniyle kitlesel yerinden edilmeler yaşanmakta, bu da insani yardımların dağıtımını daha da zorlaştırmaktadır. Dünya Gıda Programı da zorlu güvenlik koşulları ve uygulanan kısıtlamalar nedeniyle insani yardım ulaştırmanın son derece güç olduğunu vurgulamıştır.
Yabani Bitkiler: Yoksulların ve Unutulanların Yemeği
Gazze’de uzun zamandır direnişin sahnesi olan toprak, bugün hayatta kalmak için son umuda dönüşmüştür. Uzun süren abluka ve yıkıcı savaş nedeniyle Gazze’de kıtlık derinleşirken, evlerde ve pazarlarda gıda tükenmiş, yardımlar durma noktasına gelmiştir.
Büyükanneler yeniden annelere ve çocuklara yenilebilir bitkileri ayırt etmeyi öğretmeye başlamıştır. Böylece geleneksel bilgi bir hayatta kalma aracına dönüşmüştür. Kadınlar sabahın erken saatlerinde bitki toplamakta, pişirme ve saklama yöntemleri hakkında bilgi paylaşmaktadır. Sanki açlığa karşı ortak bir görev yürütmektedirler.
Yüz binlerce ailenin artık toprağa yönelmekten başka seçeneği kalmamıştır. Geçmişte mevsimlik ya da tıbbi amaçlarla toplanan bitkiler, bugün günlük ve temel bir gıda kaynağı hâline gelmiştir.
İkmal girişinin durması, unun tükenmesi ve geriye kalan gıda maddelerinin fiyatlarının aşırı yükselmesiyle halk doğrudan yetersiz beslenmeyle karşı karşıya kalmıştır. Çocuklar açlığın şiddetiyle bitkin düşmekte, hastalar daha da zayıflamakta, hastanelerin müdahale kapasitesi ise gıda ve ilaç yokluğu nedeniyle giderek azalmaktadır.
Alternatif Çözümlere Rağmen Zorluklar
Yerel bitkilerin önemli rolüne rağmen, bu çözümler daha karmaşık bir gerçeklik karşısında kırılgan ve geçici kalmaktadır. Kuraklık, su kıtlığı ve bombardıman nedeniyle toprağın kirlenmesi, yabani bitkilere sürekli olarak güvenebilme imkânını tehdit etmektedir.
Bu iş aynı zamanda büyük tehlikeler de taşımaktadır. Çünkü İsrail işgal güçleri, Gazze Şeridi’nin doğu sınırı boyunca oluşturduğu tampon bölgeye yaklaşan sivilleri hedef almaktadır. Bunun yanında yabani bitkilerin besin değeri tek başına çocukları ve hastaları beslemeye ya da bölgede yayılan ağır yetersiz beslenmeyi telafi etmeye yetmemektedir.
İnsan müdahalesi olmadan, yalnızca yağmur suyuyla yetişen yabani bitkiler bile Gazze pazarlarında alınıp satılan bir mala dönüşmüştür.
Bugün Gazze’de yaşananlar yalnızca bir gıda krizi değil, büyük bir insani sınavdır. Gıda ve ilacın yokluğunda bitkiler biyolojik bir direniş aracına dönüşmüş, toprak ise insanlardan daha vefalı hâle gelmiştir.
Kıtlık bedenleri kemirmektedir; ancak doğa, hâlâ direnenlere hayatta kalmalarına yardımcı olacak bir şeyler sunmaktadır. Fakat bütün bir halk yol kenarındaki otlarla yaşamaya terk edilmemelidir. Gazze’nin yalnızca bitkilere değil, adalete ve kurtuluşa ihtiyacı vardır.
/